Gurmeliği, seyahat etmişliği olmayanların bile bildiği bir isim. Londra'da yıllardır nefis yemeklerini ultra modernle karışık etnik atmosferinde sunuyor, ne kadar yeme&içme ve dekorasyon ödülü varsa topluyor. Merakla beklenen İstanbul şubeleri mart ayı gibi Kanyon'da açıldı. 1700m2 olan restoranın açık kısmı 150, kapalı kısmı 150, lounge salonu ise 50 kişi kapsiteli. İki dev akvaryumdan istediğiniz balığı seçebiliyorsunuz.
Başlangıçlar, çorbalar, deniz ürünleri, ana yemekler ve tatlılar konusunda oldukça başarılılar.
Hakkasan, überlüks tabir edilen modern restoranların İstanbul'daki en başarılı temsilcilerinden birisi. İngiltere'deki ilk şubesi, dünyanın Michelin yıldızı alan tek uzakdoğu restoranı olmakla ünlü. Kanyon AVM terasındaki şube de, şöhretini hakedercesine kusursuz işliyor. Türkiye'deki uzakdoğu restoranlarının genel eksikliği olan dim sum (Çin usulü atıştırmalık) çeşitlerini sunmasıyla diğerlerine öncülük ediyor. Dekorasyonun etkileyiciliği, servisin mükemmel işlemesi ve yemekte kullanılan malzemelerin kusursuzluğu akılda kalan özelliklerinden. Restoranın spesiyalitesi, bir gün önceden sipariş edilerek hazırlanan Pekin Ördeği.
Orta halli seçimler ile alkolsüz bir öğünün yaklaşık 100 - 120 YTL tuttuğu Hakkasan'da Fresh Australian Abalone gibi 175 YTL'lik çok özel yemekler de bulunuyor. Ben kötü bir sürpriz yaşamamak için, restoran müdürü olduğunu sonradan öğrendiğim Bahadır bey'in nazik yardımına başvurdum. Kendisi sağolsun doyurucu ve farklı çeşitler içeren bir öğünü benim için çok daha makul bir fiyata oluşturdu. Doğrudan menüye bağlı kalarak sipariş versem iki katı fiyat ödeyeceğim lezzetleri böylelikle tatmış oldum. Size de aynı yöntemi öneririm.
Türkiye'nin en lüks restoranında yemenin bedeli oldukça yüksek, ama yaşadığınız deneyim de bununla orantılı biçimde güzel. İngiltere'deki Fat Duck, New York'taki Per Se, İspanya'daki El Bulli gibi dünyanın en sayılı restoranlarına gidemeseniz de, hayatta bir defa Hakkasan'daki deneyimi yaşamanızı öneririm.